ABD-Mısır İlişkilerinin Neogramşiyan Analizi: Direnişten Teslimiyete
Özet
Bu çalışma, ABD’nin II. Dünya Savaşı sonrası Orta Doğu’daki hegemonya stratejisini Mısır örneğinde Neogramşiyan hegemonya kuramı çerçevesinde ayrıntılı olarak incelemektedir. Mısır, Nasır döneminde Batı karşıtı ve Bağlantısızlar Hareketi’nin aktif bir üyesi iken, Sedat döneminde dış politika eksenini radikal biçimde ABD’ye kaydırmıştır. Bu dönüşüm askeri, ekonomik, siyasal ve toplumsal faktörlerle ele alınmıştır. Nasır dönemi Mısır dış politikasının ABD ile müttefiklik kuramamasının temel sebepleri; Nasır’ın Batı karşıtı duruşu, SSCB ile ilişkiler ve Arap milliyetçiliğine dayanan bağımsız dış politika anlayışıdır. Sedat, 1967 Arap-İsrail Savaşı sonrası yaşanan askeri mağlubiyet ve ekonomik krizler nedeniyle ABD ile stratejik ortaklık kurmaya yönelmiş, 1973 Arap-İsrail Savaşı ve 1974 İnfitah Ekonomik Açılım Programı ile bu dönüşümü derinleştirmiştir. 1978 Camp David Barış Anlaşması ile Mısır resmen ABD’nin stratejik ortağı olmuştur. Bu süreçte Mısır ordusu ve yeni kapitalist sınıf ABD ile iş birliği içinde çıkarlarını maksimize etmiş, ancak geniş halk kitlesi ekonomik ve sosyal zorluklar nedeniyle desteğini kaybetmiştir. Çalışma, hegemonya ilişkilerinin rıza ve zorun dengesi ile belirlendiğini, ABD’nin maddi kaynaklar, kurumlar ve ideoloji aracılığıyla Mısır’daki yerel egemen elitlerin rızasını alarak hegemonya kurduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu iktidar ilişkilerinin ulusal çıkarların ötesinde sınıfsal çıkarlar bağlamında değerlendirildiği vurgulanmıştır. Çalışma, dış politika eksen değişikliğinin yerel toplumsal sınıfların stratejik kararları ile şekillendiğine dikkat çekmekte ve Neogramşiyan hegemonya kuramının uygulamalı bir örneğini sunmaktadır.
This study investigates the hegemonic strategy of the United States in the Middle East after World War II through the case of Egypt, employing the Neo-Gramscian theory of hegemony. During Nasser's era, Egypt upheld an anti-Western, non-aligned foreign policy stance but shifted its policy axis dramatically towards the US under Sadat. This transformation is analyzed through military, economic, political, and societal factors. The study identifies the reasons behind the failure to forge a US-Egypt alliance in Nasser's period as his anti-Western attitude, relations with the USSR, and non-aligned foreign policy based on Arab nationalism. Following the 1967 Arab-Israeli defeat and economic crises, Sadat pursued strategic partnership with the US, deepened by the 1973 Arab-Israeli War and the 1974 Infitah economic liberalization policy. The 1978 Camp David Accords formally established Egypt as a strategic US ally. In this process, the Egyptian military and the emerging capitalist class collaborated with the US to maximize their interests, though the broader population experienced economic hardship leading to declining support. The work shows that hegemonic relations are defined by a balance of consent and coercion, with the US leveraging material resources, institutions, and ideology to secure the consent of local elite groups in Egypt. It also emphasizes that these power relations are framed not only in terms of national interests but also social class interests. The study highlights that shifts in foreign policy axes are shaped by strategic decisions of local social classes and provides an applied example of Neo-Gramscian hegemony theory.
Atıf bilgisi
Hasan FİDAN. (2024). ABD-Mısır İlişkilerinin Neogramşiyan Analizi: Direnişten Teslimiyete. Bidge Yayınları.

