Bölüm Künyesi
Bölüm Özeti
<div><br></div><div>Giriş-Amaç: : Sialolitler (tükürük bezi taşı) tükürük bezinde veya kanalında mineral birikimi sonucunda kalsifiye olmuş sert kitlelerdir. Sialolitler, tükürük bezi hastalıkları içinde en sık görülen patolojilerden biridir ve çoğunlukla submandibuler bezlerde gözlenir. Bu vaka raporunda Wharton kanalında sialoliti olan 6 ay takipli bir hastanın sunumunu amaçladık.
</div><div>Olgu Sunumu: 21 yaşında erkek hasta, uzun süredir yemek yerken, özellikle ekşi besinlerden sonra ağız tabanında şişlik şikâyetiyle kliniğimize başvurdu. Şişkinliğin yemeklerden sonra indiğini ve dili ile temas ettiğinde hareketli olduğunu belirtti. Anamnezinde herhangi bir sistemik rahatsızlığı bulunmayan hastanın yapılan ağız içi muayenesinde ağız tabanında sert, hareketli bir yapı saptandı. Alınan oklüzal radyografide ağız tabanında radyoopak kalsifik bir yapı izlendi. Anamnez ve radyografik muayene ile sialolit ön tanısı konuldu. Bakılan intraoral ve ekstraoral ultrasonografi (USG) görüntülerinde 7.7 mm ebatlı hiperekojen posterior akustik gölgelenmesi olan kalsifik yapı izlendi. Bu kalsifik yapının ekstraoral USG’de Wharton Kanalı içerisinde ve sublingual bez seviyesinde olduğu görüldü. Kalsifik yapının hemen distalinde ve submandibular bezin kanal çıkışında tükürük göllenmesine bağlı posterior akustik güçlenme gösteren anekoik alanlar izlendi.
</div><div>Sonuç: Sialolitler, hastadan alınan anamnez, detaylı klinik muayene ve ileri görüntüleme yöntemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Ayırıcı tanısının yumuşak doku kalsifikasyonları, vasküler kalsifikasyonlar ve kalsifiye lenf nodları gibi kalsifikasyonlar ile yapılması gerekir. Bu noktada USG klinik kullanımda tanı koymada büyük kolaylıklar sağlar ve radyasyon içermemesi kısa süreli takipler için avantajdır.
</div><div><br></div>
