GESTASYONEL TROFOBLASTİK HASTALIKLAR VE NEOPLAZİLER
Özet
Gestasyonel trofoblastik hastalıklar (GTH), gebelik süreciyle ilişkilendirilen ve plasentanın trofoblast hücrelerinden köken alan premalign ve malign lezyonları içeren geniş bir hastalık spektrumudur. Bu hastalık grubu, yüksek seviyelerde hCG salgılayan ve maternal dokuları invaze eden tümöral oluşumları kapsar. GTH'nin sınıflandırması premalign formlar (komplet ve parsiyel hidatidiform mol, atipik plasental yerleşimli nodül) ve malign formlar (invaziv mol, gestasyonel koryokarsinom, plasental yerleşimli trofoblastik tümör, epiteloid trofoblastik tümör) olarak yapılır. Epidemiolojik olarak GTH, coğrafi ve demografik faktörlere göre farklı prevalanslara sahiptir; Asya ve Afrika gibi bölgelerde görülme sıklığı batı ülkelerinden daha yüksektir. Risk faktörleri arasında maternal yaş (özellikle 35 yaş üstü), geçmiş molar gebelik öyküsü, genetik yatkınlık ve beslenme eksiklikleri öne çıkar. Klinik tabloda anormal vajinal kanama, uterusun beklenenden büyük olması, hiperemezis gravidarum ve hipertiroidizm yer alır. Tanı ultrasonografi ve serum hCG ölçümleri ile konur; kesin tanı ise histopatolojik incelemeyle yapılır. Tedavi genellikle cerrahi evakuasyon olup, gerekirse kemoterapi uygulanır. Komple hidatidiform molün coexisting fetus ile birlikte olduğu nadir vakalarda bekleme-gör yaklaşımı tercih edilir. Tedavi sonrası hastaların izlenmesi serum hCG takibiyle yapılır. Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) ise malign form olup, metastaz yapma potansiyeline sahiptir ve FIGO evreleme sistemiyle değerlendirilir. Tedavi risk skoruna göre düşük riskte tek ajan kemoterapi, yüksek riskte çoklu ajan kemoterapi uygulanır. Refrakter vakalarda immünoterapi yeni bir umut kaynağıdır. PSTT ve ETT biyolojik olarak farklıdır; cerrahi ön plandadır. Tedavi sonrası gebelik normalken, önerilen kontrasepsiyon süresi önemlidir. GTH modern kemoterapiyle yüksek oranda kür sağlanan ve aynı zamanda fertiliteyi koruyan tedavi edilebilir bir hastalık grubudur.
Gestational trophoblastic diseases (GTD) encompass a spectrum of premalignant and malignant lesions originating from trophoblastic cells of the placenta, closely linked with pregnancy. These conditions secrete elevated human chorionic gonadotropin (hCG) levels and characterize by their invasive behavior, particularly towards maternal tissues. GTD classification includes premalignant forms such as complete and partial hydatidiform mole, and atypical placental site nodules, and malignant forms like invasive mole, gestational choriocarcinoma, placental site trophoblastic tumor (PSTT), and epithelioid trophoblastic tumor (ETT). Epidemiological patterns reveal higher prevalence in Asia and Africa compared to Western countries, with risk factors including maternal age over 35, previous molar pregnancies, genetic predispositions, and nutritional deficiencies. Clinical manifestations consist of abnormal vaginal bleeding, disproportionate uterine size, hyperemesis gravidarum and hyperthyroidism. Diagnosis relies on ultrasound and serum hCG levels, confirmed histopathologically. Standard treatment involves surgical evacuation followed by chemotherapy if required. Rare cases involve coexisting complete hydatidiform mole with a normal fetus (CHMCF), managed expectantly under close supervision. Monitoring is conducted by serial serum hCG measurements. Gestational trophoblastic neoplasia (GTN) denotes the malignant spectrum with metastatic potential, staged via FIGO system. Treatment is stratified by risk scores with single-agent chemotherapy for low-risk, multiple-agent for high-risk cases, and immunotherapy emerging for refractory patients. PSTT and ETT have distinct biology, primarily treated surgically. Despite aggressive disease, chemotherapy preserves fertility in most women, with recommendations for contraception during follow-up. GTD is a highly curable malignancy with modern multidisciplinary care, combining oncologic efficacy and fertility preservation.
Atıf bilgisi
ERKAN MAVİGÖK. (2026). GESTASYONEL TROFOBLASTİK HASTALIKLAR VE NEOPLAZİLER. Bidge Yayınları. DOI: 10.70269/P19ABKKQWZLN

