Bölüm Künyesi
Bölüm Özeti
<div><span style="font-size: 1rem;">Giriş</span><br></div><div>Primer göğüs duvarı tümörleri, yumuşak doku, kıkırdak veya kemikten gelişebilir ve vücudun primer tümörlerinin %2'sini, göğüs malignitelerinin ise %5'ini oluşturur. Malignite oranı %60-70 civarındadır. En yaygın malign yumuşak doku tümörleri arasında liposarkom yer alırken, benign tümörler arasında lipom sık görülür. Liposarkom nadiren göğüs duvarında görülür ve genellikle 40-70 yaş arası hastalarda yavaş büyüyen, ağrısız kitlelerle başvurulur. Lipom, göğüs duvarında sık karşılaşılan benign bir tümördür ve boyutu 10 cm'nin üzerine çıktığında dev lipom olarak adlandırılır.
</div><div>Olgu Sunumu
</div><div>yaklaşık bir yıl önce sol koltuk altında hızla büyüyen bir kitle ile başvuran 44 yaşındaki erkek hastanın Fizik muayenesinde, sol ön aksiller hatta 11x7 cm boyutlarında yumuşak, fikse, lastik kıvamlı bir kitle tespit edildi. Ultrasonografide, sol aksiller bölgede 5 cm'lik bir alanda yağ dokusu ekojenitesinde kitlesel alan (lipom?) izlendi.. Kontrastlı toraks BT sonucunda, sol göğüs duvarında aksiller bölgeden inferiora doğru devam eden 77 mm x 110 mm x 16 cm boyutlarında dev bir kitle izlendi. (resim 2)Yapılan biyopsi sonucunda, kitlenin adipoz neoplazi (lipom?) ağırlıklı olduğu belirtilmiş ancak kitle tam olarak temsil edilmediği için malignite şüphesi devam ettiği için kesin tanı ve tedavi için kitle eksizyonuna karar verildi. Kas dokuları arasında çevre dokuya herhangi bir invazyon bulgusu vermeyen kitle total olarak eksize edildi Yapılan patolojik incelemede, kesin tanı "lipom" olarak konuldu. Postoperatif komplikasyonu olmayan hasta ameliyat sonrası 3. gün hemovak dreni çekildi ve sorunsuz olarak beşinci gün taburcu edildi. 10.gün kontrolünde ameliyat lojunda sıvı birikimi saptanmadı, kol hareketlerinde bir kısıtlanma saptanmadı. ( resim 1)
</div><div>Tartışma
</div><div>Lipomlar, adipöz dokunun benign proliferasyonu sonucu oluşan mezenkimal tümörlerdir. Etyolojileri arasında obezite, radyasyon, kortikosteroid tedavisi, genetik faktörler ve travmalar yer alır. Genellikle iyi sınırlı ve kapsüllü olan lipomlar, yavaş büyüyüp çoğunlukla semptom göstermezler. Vakaların çoğu 5 cm'den küçük olup, yalnızca %1’i 10 cm'yi geçer ve dev lipom olarak adlandırılır.
</div><div>Hızla büyüyen lipomalar ve heterojen yapıya sahip lipomalar, liposarkom ile karışabilir. Bu nedenle, malignite şüphesi olan vakalarda biyopsi ile tanı desteklenmelidir. Olgumuzda, hızlı büyüyen bir kitle nedeniyle liposarkom olasılığı gündeme gelmiş, ancak yapılan biyopsi ve cerrahi eksizyon sonrası kesin tanı lipom olarak konulmuştur.
</div><div>Sonuç
</div><div>Göğüs duvarındaki büyük ve hızla büyüyen kitleler, malignite açısından değerlendirilmelidir. Lipom ve liposarkom arasındaki ayrım için klinik, radyolojik ve patolojik bulguların birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
</div><div><br></div>
