İkinci ve Üçüncü Trimester Kanamaları
Özet
İkinci ve üçüncü trimester kanamaları, obstetrik bakımın en kritik ve karmaşık komplikasyonlarındandır. Bu kanamalar çoğunlukla plasenta dekolmanı (abruptio placentae) ve plasenta previa gibi ciddi obstetrik sendromlardan kaynaklanır. Plasenta dekolmanı, gebeliğin 20. haftasından sonra plasentanın uterus duvarından erken ayrılmasıyla ortaya çıkar ve anne ile fetus için hayatı tehdit eden sonuçlar doğurabilir. Bu durumda, maternal damarların rüptürü ve hipertansif hastalıklar, trombofili, travma gibi risk faktörleri rol oynar. Klinik seyri şiddetli ağrı, vajinal kanama ve uterusun rijitleşmesi ile karakterizedir. Tanı çoğunlukla kliniktir, ultrasonografi duyarlılığı sınırlıdır. Dissemine İntravasküler Koagülasyon (DIC) gelişimi en önemli komplikasyondur ve laboratuvar skorlamaları ile erken tanı konmalıdır. Yönetim, annenin ve fetusun durumuna göre haftalara göre bireyselleştirilir; 34 hafta öncesi konservatif tedavi, 34-36 hafta arası risk değerlendirmesi ve >36 hafta doğum önerilir. Plasenta previa ise plasentanın servikal internal os'u kısmen veya tamamen kapatmasıdır ve vajinal doğumu genelde engeller. Plasentanın bulunması gereken fundus yerine alt uterin segmente yerleşmesi ile oluşur. Erkenden konulan tanı, plasental göçün izlenmesi ve transvajinal ultrasonografi sayesinde yönetimi optimize edilir. Kanama genellikle ağrısız, parlak kırmızıdır ve doğum eylemi başladığında hayatı tehdit eden masif kanamalara yol açabilir. Yönetimde kanama kontrolü, gebelik haftasına göre doğumun zamanlanması ve gerektiğinde sezaryen endikasyonları belirlenir. Her iki durumun etkin takibi ve yönetimi için multidisipliner ekip ve hastane altyapısı kritik önem taşır.
Second and third trimester bleeding is among the most critical and complex complications in obstetric care. These bleedings primarily arise from serious obstetric syndromes such as placental abruption (abruptio placentae) and placenta previa. Placental abruption is defined as the premature separation of the placenta from the uterine wall after the 20th week of gestation, posing life-threatening risks to both mother and fetus. Underlying causes include rupture of maternal vessels and risk factors like hypertensive disorders, thrombophilia, and trauma. Clinically, it is characterized by severe pain, vaginal bleeding, and a rigid uterus. Diagnosis is mostly clinical, as ultrasound sensitivity is limited. Disseminated intravascular coagulation (DIC) is a critical complication requiring early diagnosis with laboratory scoring. Management is individualized by maternal-fetal status and gestational age: conservative treatment under 34 weeks, risk-based management between 34 and 36 weeks, and delivery after 36 weeks. Placenta previa involves partial or complete coverage of the cervical internal os by the placenta, typically preventing vaginal delivery. It results from placental implantation in the lower uterine segment rather than the normal fundal position. Early diagnosis and monitoring of placental migration via transvaginal ultrasound enables optimized management. The bleeding is typically painless, bright red, and can lead to life-threatening massive hemorrhage once labor begins. Management focuses on bleeding control, timing of delivery per gestational age, and cesarean indications if required. Effective monitoring and management of both conditions heavily rely on a multidisciplinary team and a robust hospital infrastructure.
Atıf bilgisi
ERKAN MAVİGÖK. (2026). İkinci ve Üçüncü Trimester Kanamaları. Bidge Yayınları. DOI: 10.70269/CTJIHCAOWM7L

