KENDİ GİBİLERLE OLMAK: TÜRKİYE’DE ÇOCUK YOKSULLUĞU VE SOSYAL SERMAYE İLİŞKİSİ
Özet
Bu çalışma, Türkiye'de çocuk yoksulluğu ile sosyal sermaye arasındaki ilişkiyi derinlemesine incelemektedir. Çocuk yoksulluğu, yalnızca ekonomik yetersizlikle değil, aynı zamanda sosyal sermaye eksikliğiyle de yakından ilişkilidir. Çocukların yaşadıkları mahalle ve okullar bu ilişkinin temel belirleyicilerindendir. Yoksul mahallelerde yaşayan çocuklar dar ve homojen sosyal ağlara sahip olup, sosyal sermayelerini genişletememekte; böylece yoksulluk döngüsü nesiller arası aktarılmaktadır. Sosyal sermayenin iki temel türü olan bağlayıcı (topluluk içi) ve bağ kurucu (gruplar arası) sermaye, yoksul çocukların sosyal çevrelerinde genellikle bağlayıcı sosyal sermaye ağırlıklıdır. Bu durum, çocukların farklı sosyal çevrelerle etkileşimini kısıtlamakta ve sosyal hareketliliği engellemektedir. Türkiye’de yoksul mahallelerdeki okulların sosyal ve fiziksel altyapılarının yetersizliği, çocukların sosyal sermayelerinin gelişimini olumsuz etkilemektedir. Özel okullar ve varsıl mahallelerdeki okullar ise sosyal sermayenin güçlenmesine olanak sağlamaktadır. Sonuç olarak, çocuk yoksulluğu ile mücadelede sosyal sermayenin artırılması, ekonomik ve eğitim politikalarının tamamlayıcısı olmalıdır. Sosyal politikalar çocukların farklı sosyal ağlara dahil edilmesini, yoksulların yaşadığı mahallelerde kamusal hizmetlerin artırılmasını, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasını ve toplumsal güven mekanizmalarının güçlendirilmesini hedeflemelidir. Türkiye'nin sosyal sermaye puanının düşük olması, politikaların bu konuda yetersiz kaldığını göstermektedir. Çocukların sosyal sermayelerinin güçlendirilmesi, hem bireysel refahlarını hem de toplumsal gelişmeyi destekleyecektir.
This study provides an in-depth analysis of the relationship between child poverty and social capital in Turkey. Child poverty is closely linked not only to economic deprivation but also to a lack of social capital. The neighborhoods and schools where children live are key determinants in this relationship. Children living in poor neighborhoods tend to have narrow and homogeneous social networks and are unable to expand their social capital, thus perpetuating the cycle of poverty across generations. The two main types of social capital, bonding (within-community) and bridging (between-group), are predominantly bonding social capital for poor children, which limits their interaction with diverse social environments and hampers social mobility. In Turkey, schools in impoverished neighborhoods typically have insufficient social and physical infrastructures, negatively impacting the development of children's social capital, whereas private and affluent neighborhood schools facilitate its strengthening. Therefore, combating child poverty requires social capital enhancement as a complementary approach to economic and educational policies. Social policies should aim to integrate children into diverse social networks, increase public services in poor neighborhoods, expand preschool education, and strengthen social trust mechanisms. Turkey's low social capital score indicates insufficient policy efforts in this area. Strengthening children's social capital will support both individual welfare and societal development.
Atıf bilgisi
DAVUTHAN GÜNAYDIN. (2025). KENDİ GİBİLERLE OLMAK: TÜRKİYE’DE ÇOCUK YOKSULLUĞU VE SOSYAL SERMAYE İLİŞKİSİ. Bidge Yayınları. DOI: 10.70269/BHUN5FMIREHQ

