The Architecture of Desire
Özet
Bu kitap, çağdaş tüketim pratiklerindeki dönüşümleri inceleyerek, arzunun mimarisini üç ana perspektiften ele almaktadır. İlk olarak, ambalaj tasarımının tüketici üzerindeki duygusal ve deneyimsel etkileri analiz edilmiştir. Ambalaj, artık sadece koruyucu bir unsur değil; duygusal bağ kuran, çok duyulu bir deneyim alanı olarak görülmektedir. Görsel, dokunsal ve işitsel unsurların birleşimiyle tüketicide kalite algısı, güven ve marka bağlılığı oluşturulur. İkinci bölümde, banka çalışanlarının işe yabancılaşma düzeyleri ile online satın alma davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. İşe yabancılaşmanın psikolojik etkileri, dijital tüketime yönelimi azaltmakta; yani iş ile ilişki zayıfladıkça online alışverişte azalma gözlenmektedir. Üçüncü kısım ise, tarımsal atıklardan başlayarak döngüsel değer zincirleri ve şehir markalaşması üzerine odaklanmıştır. Tarımsal atıkların yeniden değerlendirilmesi ekonomik ve sembolik değer yaratırken, bu süreçlerin şehirlere sürdürülebilirlik ve yenilikçilik kimliği kazandırması mümkün olmaktadır. Kitap, sürdürülebilirlik ve marka yaratımının kurumlar, belediyeler ve üniversiteler yoluyla kurumsallaşmasının önemini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, arzunun mimarisi çok yönlü bir süreç olup, duygusal, ekonomik ve toplumsal dinamiklerin kesişiminde şekillenmektedir.
This book explores the transformations in contemporary consumption practices through three interconnected lenses, framing the architecture of desire. The first focus is on packaging design and its emotional and experiential impact on consumers. Packaging transcends its traditional functional role, becoming a multisensory experiential space that builds emotional bonds, perceived quality, trust, and brand loyalty through visual, tactile, and auditory elements. The second segment investigates the relationship between bank employees’ work alienation levels and their online purchasing behaviors, revealing that greater alienation negatively affects online consumption tendencies, showing the psychological influence of workplace disconnection on digital consumerism. The third perspective examines circular value chains that begin with agricultural residues, detailing how converting waste into usable products generates economic and symbolic value, thereby contributing to sustainable city branding and innovation identities. The importance of institutionalizing such circular narratives through partnerships among municipalities, universities, and local stakeholders is emphasized, highlighting governance and legitimacy as key to authentic place branding. Overall, the architecture of desire integrates emotional, economic, and societal dynamics, encompassing consumption, work life, and sustainability concerns in a cohesive framework.
Kitap Bölümleri
3 bölüm · Mevcut sayfa ve DOI kayıtlarıAtıf bilgisi
BAHAR GÜRDİN. (2026). The Architecture of Desire. Bidge Yayınları. DOI: 10.70269/F1WJFWQJBLSK

