The Transformation in Turkey's Foreign Policy in the Aftermath of the Arab Spring: Syrian Conflict as a Case
Özet
Bu çalışma, 2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) iktidara gelmesiyle Türkiye'nin iç ve dış politikasında yaşanan önemli dönüşümleri, özellikle Arap Baharı sonrası dönemde Suriye çatışması bağlamında incelemektedir. AKP'nin iç politikada İslamcılığı merkezi bir unsur olarak benimseyip laik-Kemalist elitlerin etkisini azaltması; dış politikada ise Osmanlı mirasına dayalı kültürel ve ideolojik yakınlıklar üzerinden proaktif, çok boyutlu ve iddialı bir dış politika izlemesi vurgulanmaktadır. Davutoğlu'nun 'stratejik derinlik' doktrini, Türkiye'nin tarihsel ve coğrafi avantajlarını kullanarak Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlarda etkinliğini artırması gerektiğini savunur. AKP'nin, özellikle Suriye ile ilişkiler bağlamında, Arap Baharı öncesinde sınır sorunları, su paylaşımı ve PKK desteği gibi zorluklara rağmen yumuşak güç araçlarını kullanarak bölgesel etkisini artırmaya çalıştığı belirtilmektedir. Arap Baharı ile birlikte ise Türkiye'nin bölgesel politikaları kimlik ve ideolojiye dayalı olarak dönüşmüş, Müslüman Kardeşler hareketine yakınlığı arttığı ve Suriye’de Esad rejimini devirmeye yönelik radikal grupları desteklediği görülmüştür. Bölgesel bağlamda Türkiye-İran rekabeti ve ABD ile ilişkiler Suriye politikası üzerinde belirleyici olmuş, 2013 sonrası dönemde ise Amerika'nın müdahaleden kaçınan tavrı ve PYD'nin güçlenmesiyle Türkiye'nin Suriye politikası daha özerk ve bazen çatışmacı hale gelmiştir. İç politikadaki Kürt meselesi ile dış politikadaki Suriye krizi arasındaki etkileşim ayrıca işlenmiştir. Sonuç olarak, çalışma, Türkiye'nin dış politikasındaki değişimin hem iç hem dış dinamiklerin etkileşimi, karar alıcıların algıları ve bölgesel güç dengeleriyle şekillendiğini ortaya koymaktadır.
This study examines the significant transformations in Turkey's domestic and foreign policies following the rise of the Justice and Development Party (AKP) in 2002, focusing on the aftermath of the Arab Spring and the Syrian conflict as a case. The AKP centralized Turkish Islamism domestically while reducing the influence of the secular-Kemalist elite, and pursued a proactive, multidimensional, and assertive foreign policy based on cultural and ideational ties to former Ottoman territories. Davutoğlu's 'strategic depth' doctrine emphasizes leveraging Turkey's historical and geographical assets to increase influence across the Middle East, North Africa, and the Balkans. Before the Arab Spring, the AKP improved relations with Syria despite longstanding disputes such as border issues, water sharing, and PKK support, employing soft power strategies. Post-Arab Spring, Turkey shifted toward an identity and ideology-based foreign policy, increasing support for the Muslim Brotherhood and opposition groups aiming to replace Assad’s regime. Regionally, the Turkish-Iran rivalry intensified, with Iran supporting Assad to maintain its strategic interests, while Turkey backed Sunni opposition forces. Relations with the United States saw both cooperation and divergence, especially after 2013, as the US adopted a limited intervention approach and relied heavily on Kurdish forces in Syria, which conflicted with Turkey's security concerns. Domestically, the Kurdish issue intertwined with the Syrian conflict, influencing political reforms and security strategies. The study concludes that Turkey’s foreign policy changes are driven by the interaction of domestic and international factors, decision-makers’ perceptions, and shifting regional power dynamics.
Kitap Bölümleri
1 bölüm · Mevcut sayfa ve DOI kayıtlarıAtıf bilgisi
Zelal Başak YARİŞ. (2024). The Transformation in Turkey's Foreign Policy in the Aftermath of the Arab Spring: Syrian Conflict as a Case. Bidge Yayınları. DOI: 10.70269/CIXGAQM1R3II

